DOĞU’YA SEYAHAT

DOĞU’YA SEYAHAT

Mayıs ayı benim için hep heyecanlı bir ay olmuştur. Bitkiler hep çiçekte, şov yapıyorlar neticede. Bir yandan baharın kendi çoşkusunu zaten buram buram hissediyorum, diğer yandan da geçtiğimiz Mayıs’ı kaçırmanın verdiği bir telaş sardı her yanımı bu sene. Öyle bir telaş ki, 17 Mayıs’a kadar kapandık, 18 Mayıs’da ben yollara düştüm. Anında, hiç beklemeden.

Bu sefer yol arkadaşlarım, ablam Başak, ki kendisi gideceğemiz bölgeleri, hangi çiçek nerede, oldukça iyi bilir ve Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB) herbaryum görevlisi Ramazan’dı. Ben resim yapmak için yollardaydım, Ramazan’da NGBB’nin canlı bitki ve herbaryum koleksiyonları için bitki toplama görevindeydi. Trabzon’da buluştuk ve hepimiz aşırı çoşkuluyuz, düştük yollara.

Bu arazi çalışmasının temel hedefi Iris gatesii idi. Sason’a gideceğiz, bin metre falan dimdik Helkis Dağı’na tırmanacağız, bitkiyi bulacağız, sonra ben onun resmini yapacağım. Hayaller harika. Ama öyle olmadı tabii, geçtiğimiz sene dağlara yağmayan kar, bu sene çiçeklerin erken açmasına neden oldu. Biz tırmandık, Iris gatesii çoktan açmış, geçmiş bile. Böylelikle seneye Mayıs programım belli oldu. Yine Sason’a gideceğim.

Sason’a gelene kadar tabii bir kaç gün geçti. İlk durağımız, Fritillaria alburyana için Kop dağı idi. Aynı gün Erzurum’a varınca bu muhteşem bitki resmedildi. Elde var bir. Ertesi gün, tabii ki Palandöken dağında biraz oyalanarak, Sason’a devam edelim dedik. Palandöken Dağında, harika Fritillaria kurdica ve yeniden F. alburyana ile buluştuk ama benim asıl resmetmek istediklerim irisleridi. O yüzden hedef Sason.  Tam Palandöken’i terkederken Tchihatchewia isatidea ile karşılaşmak ayrıca bir heyecan yaratsa da fazla oyalanmadan devam ettik. Çiçeği biraz koklamak için durduk o kadar. Artık çok da mola vermeden tam gidiyorduk ki, bir inek önüme atlamaya karar verdi ve çarpmamak için nasıl frene basıp durabildim bilmiyorum. İnek zaten şokta, benim de bacaklarım hala titrerken, bir baktık tam durduğumuz yerde, yolun kenarı Iris sari tarlası! Bu arazi çalışmasında bu türü resmetmeyi planlamamıştım ama tarlasına düşünce çok da yapacak birşey yok. Örneğimi aldım ve en yakın noktada durmaya karar verdik, Muş. Böylece Iris sari’de keyifle resmedildi ve sonrasında ver elini Sason. Büyük bir heyecanla gelip Iris gatesii’yi bulamamak kalbimizi biraz kırdıysa da, daha görülecek çok bitki var dedik ve tıpış tıpış aşağıya indik. Sonra hiç oyalanmadan Van’a devam ettik.

Van başlı başına bir hikaye eder. Sağın solun önün arkan Iris burda. Nereye gitsen alımlı bir bitki var. İlk olarak Başkale’ye doğru Iris urmiensis’in peşine düştük, mevsimin biraz erken olmasına rağmen, bitkiyi çiçekte bulduk ve dönerken de hoop Iris paradoxa. Muhteşem! Hepsi en ince ayrıntısına kadar resmedildi! Sonra Bahçesaray var sırada tabii. Burası için tam gün ayırdık ama görülecek o kadar fazla tür var ki, gün yetmiyor! Etrafımızı saranlar, Iris caucasica, Tulipa humilis, farklı formlarda Fritillaria kurdica, F. minima and minuta, Puschkinia scilloides, P. bilgenerii ve efsane Colchicum kurdicum, bunların toplamı cennet eder.

Birde Iris barnumiae var, zevkle resmedilen, ancak benim gidip görmediğim. Ben otel odasında diğer türler üzerinde çalışırken, Başak ve Ramazan’ın gidip yine Van’ın muhteşem başka bir köşesinden bulup getirdikleri ayrıca muhteşem bir bitki. Bunu da resmettim.

Anlatmakla bitmeyen bitkiler işte. Görmek isteyenler için ise bir de film hazırladım. Adı geçen bu bitkilerin hepsi filmin yıldızı : )