PANEL — Doğayı Kaydetmek: Bitki Avcıları, Ressamlar ve Keşfin Hikâyesi, İSTANBUL, 2026

PANEL — Doğayı Kaydetmek: Bitki Avcıları, Ressamlar ve Keşfin Hikâyesi, İSTANBUL, 2026

Doğayı Kaydetmek: Bitki Avcıları, Ressamlar ve Keşfin Hikâyesi

Tarih: 17 Mayıs 2026

Saat: 12.00 – 14.00

Yer: SALT Beyoğlu

1. Bölüm | 12.00 – 13.00

Görmek ve Bilmek: 17.–19. Yüzyılda Kadın Bitki Ressamları ve Bilginin İnşası

Burçin Çıngay

17. ve 19. yüzyıllar arasında botanik bilginin üretiminde kritik rol oynayan kadın bitki ressamları, yalnızca estetik temsiller üretmekle kalmamış; bitkilerin teşhis, sınıflandırma ve dolaşım süreçlerine doğrudan katkı sağlamıştır. Maria Sibylla Merian, Elizabeth Blackwell, Anna Atkins, Marianne North ve Margaret Meen gibi isimler üzerinden, görselleştirmenin bilimsel epistemolojiye nasıl katkıda bulunduğu ele alınacaktır. Bu sunum, bitkiyi "görmek" ile "bilmek" arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet eder.

Toplamak, Çizmek, Taşımak: Anadolu'da Bitki Avcıları ve Çizimin Tanıklığı

Ersin Karabacak

16. yüzyıldan itibaren Anadolu, bitki avcıları, seyyahlar ve ressamlar için yoğun bir keşif ve koleksiyon sahasına dönüşür. Joseph Pitton de Tournefort, Ferdinand Bauer, Pierre Edmond Boissier ve Pierre Alexandrowitsch de Tschihatscheff gibi isimler, Anadolu'da topladıkları bitkileri yalnızca herbaryum örnekleriyle değil, ayrıntılı çizimlerle de kayıt altına alır.

Özellikle Pierre Edmond Boissier'nin Flora Orientalis adlı eseri, Anadolu ve Doğu Akdeniz bitkilerinin bilimsel olarak tanımlanmasında ve Avrupa botanik literatürüne kazandırılmasında temel bir referans hâline gelir. Bu süreçte çizim, bitkinin morfolojisini belgeleyen bir araç olmanın ötesine geçerek bilginin taşınmasını ve yeniden üretilmesini mümkün kılan temel bir unsura dönüşür. Anadolu'dan Avrupa'ya gönderilen bitkiler — özellikle soğanlı ve tıbbi türler — hem bilimsel literatürü hem de bahçecilik kültürünü dönüştürür. Sunum, bitki toplama pratikleri ile çizim arasındaki bu yakın ilişkiyi Anadolu merkezli bir bakışla ele alarak keşfin yalnızca bir coğrafya değil, aynı zamanda bir temsil meselesi olduğunu ortaya koyar.

Araziden Floraya: P. H. Davis'in Anadolu Yolculukları

Selçuk Tuğrul Körüklü

20. yüzyılda Anadolu'da yürütülen botanik çalışmalar, Peter Hadland Davis'in uzun yıllara yayılan arazi gezileriyle yeni bir boyut kazanır. Sahada toplanan bitki bilgisinin sistematik bir bütünlüğe dönüştürülmesi, Türkiye florasının yazılmasının temelini oluşturur. Bu süreç yalnızca yeni türlerin keşfini değil; bitkilerin coğrafi dağılımı, varyasyonu ve ekolojik ilişkilerinin anlaşılmasını da mümkün kılar. Zorlu arazi koşulları, sınırlı iletişim olanakları ve yerel işbirlikleriyle şekillenen bu bilimsel üretim, bilginin doğrudan sahadan kurulduğunu gösterir. Sunum, özellikle Davis'in 1982 yılındaki son Türkiye gezisi üzerinden bu araştırma pratiğini ele alır ve Flora of Turkey and the East Aegean Islands'ın arka planını oluşturan saha deneyimlerini, bitki toplama süreçlerini ve bilginin araziden floraya dönüşümünü tartışır.

Soru & Cevap | 12.45 – 13.00

Ara | 13.00 – 13.15

2. Bölüm | 13.15 – 14.00

Bitkiyi Okumak: Herbaryumdan Bilimsel Temsile Bitki Resminin Yolculuğu

Gülnur Ekşi Bona

Bilimsel bitki ressamlığı, doğrudan gözlem ile herbaryum materyali arasında kurulan disiplinlerarası bir üretim sürecidir. Bitkilerin teşhisinde kritik olan morfolojik karakterler, hem canlı örnekler hem de herbaryum koleksiyonları üzerinden karşılaştırmalı olarak değerlendirilir. Bu süreçte herbaryumlar — özellikle tip örnekler ve referans koleksiyonlar — ressamın bilimsel doğruluğu sağlamasında temel bir kaynak işlevi görür. Ressam ise bu veriyi seçerek, ayıklayarak ve vurgulayarak görsel bir dile dönüştürür. Sunum, Türkiye'de bilimsel bitki ressamlığının üretim süreçlerini; botanikçi–ressam işbirliğini, herbaryum kullanımını ve morfolojik çözümleme yöntemlerini ele alarak çizimin bilimsel bilginin oluşturulmasındaki rolünü tartışır.

Doğu'ya Seyahat: Arazide Bitki Resmetmek

Işık Güner

Işık Güner'in 2017 yılından bu yana sürdürdüğü Bir Süsen Gezisi projesi kapsamında, Türkiye'nin doğusunda izini sürdüğü süsenlerin en narini, en nazlısı ve kendisini en çok uğraştıranı olan Sason süseninin hikâyesi anlatılıyor. Bu sunumda, zorlu arazi koşullarında bir bitkiyle karşılaşmanın heyecanı, onu gözlemleme ve bilimsel doğrulukla resmetme süreciyle iç içe geçiyor. Sason süseni üzerinden, sabır, dikkat ve derin gözlem gerektiren bu yolculuğun hem duygusal hem de teknik katmanlarına yakından bakıyoruz.

Soru & Cevap | 13.45 – 14.00

saltonline.org